Tarabya-Alman Büyükelçiliği Yazlık Residansı Restorasyonu Resim No. 1
Tarabya-Alman Büyükelçiliği Yazlık Residansı Restorasyonu
Tarabya-Alman Büyükelçiliği Yazlık Residansı Restorasyonu Resim No. 2
Tarabya-Alman Büyükelçiliği Yazlık Residansı Restorasyonu
Tarabya-Alman Büyükelçiliği Yazlık Residansı Restorasyonu Resim No. 3
Tarabya-Alman Büyükelçiliği Yazlık Residansı Restorasyonu
Tarabya-Alman Büyükelçiliği Yazlık Residansı Restorasyonu Resim No. 4
Tarabya-Alman Büyükelçiliği Yazlık Residansı Restorasyonu
Tarabya-Alman Büyükelçiliği Yazlık Residansı Restorasyonu Resim No. 5
Tarabya-Alman Büyükelçiliği Yazlık Residansı Restorasyonu
Tarabya-Alman Büyükelçiliği Yazlık Residansı Restorasyonu Resim No. 6
Tarabya-Alman Büyükelçiliği Yazlık Residansı Restorasyonu
Tarabya-Alman Büyükelçiliği Yazlık Residansı Restorasyonu Resim No. 7
Tarabya-Alman Büyükelçiliği Yazlık Residansı Restorasyonu
Tarabya-Alman Büyükelçiliği Yazlık Residansı Restorasyonu Resim No. 8
Tarabya-Alman Büyükelçiliği Yazlık Residansı Restorasyonu
Örnek: Tarabya-Alman Büyükelçiliği Yazlık Residansı Restorasyonu
Mimarlığın Tarihsel Bağlamı
İki bini aşkın bir geçmişe sahip İstanbul’un tarihinde Fenikeliler, Romalılar, Bizanslılar, Cenevizliler ve Osmanlılar gibi Boğaz’ı iskan edinen birçok halk ve kültür olmuştur. Bu toplulukların herbiri şehirlerinin stratejik, coğrafik ve politik öneminin farkında olmuştur ve şüphesiz ki İstanbul’un çeşitliliği mimari miraslarında kendini göstermektedir. İstanbul’da yaşamış ve burada çalışmış Miletli Isidore, Mimar Sİnan ve talebeleri, Alexandre Vallaury, Raimondo d’Aranco, Bruno Taut, Paul Bonatz, Ernst Egli, Kemalettin Bey, Sedat Hakki Eldem ve daha birçok mimar gönülden bağlı oldukları bu şehir için arkalarında geniş ve çok yönlü bir mimari miras bırakmışlardır.
Yaklaşık yüz yıl önce dikilen ahşap bina bir zamanlar Alman Elçiliğinin kasrı olarak kullanılmıştır ve Boğaz’ın en önemli mimari yapılarından biri kabul edilir.
« önceki | sonraki »









